Hamilelikte Düşük Nedenleri – Gebelikte Düşük Çeşitleri

Hamilelik sürecinin en istenmeyen bir halde sona ermesi, herhalde anne karnındaki ceninin düşmesidir. Genel olarak hamilelikte düşük olarak adlandırılan bu süreç, bebeğin doğmadan hayatını kaybetmesine niçin olduğu şeklinde annenin de sağlığını ciddi anlamda riske atmaktadır. Hamilelik döneminde düşük riski olup olmadığını her ne kadar uzman doktorlar tarafınca meydana getirilen tıbbi tahliller neticesinde anlaşıla bilinse de bir ekip düşük emareleri ve hamilelikte düşüğe neden olabilen bir ekip riskler de hamile bayanlar tarafınca öğrenilmelidir. Bu yüzden bilgilenmek oldukça önemlidir. Şimdi sizlerle hamilelikte düşük sebepleri ve düşük emareleri hakkında sizlere bilgiler verelim.

Gebelikte Düşük Sebepleri – Hamilelikte Düşüğe Sebep Olan Nedenler

Düşük, hamile hanımefendileri bekleyen oldukça mühim tehlikelerden biridir. Özetlemek gerekirse, ana karnı haricinde yaşayacak kadar gelişmemiş bir ceninin kendiliğinden dölyatağından ayrılmasıdır. Her on gebelikten birinde düşüğe rastlanması, probleminin ehemmiyet derecesini göstermektedir. Düşük, çoğunlukla hamileliğin ilk üç ayında olur. Bazı araştırmalar ilk üç ay içindeki düşük oranını yüzde 75, bazılarıysa yüzde 90 olarak vermektedir.

Düşüğün sebepleri üstüne oldukça sayıda kuram ileri sürülmüştür… Korku, şok, düşme, sarsıntılı yolculuklar ve cinsel birleşme düşük sebebi olarak incelenmiş, lâkin kati sonuçlara varılamamıştır. Öteki bazı sebepler ile düşüklerin yalnızca oldukça minik bir kısmı açıklanabilir. Bunlar içinde, mol hidalik ve gebelik zehirlenmesini, annedeki fizyolojik yapı bozukluklarını, şeker hastalığını, hipotiroidizmi, kronik hipertansiyonu ve cinsel organlardaki yapısal bozuklukları sayabiliriz.

Bunlara ilâve olarak, arsenik, kurşun, bakır bileşiklerinin yol açmış olduğu zehirlenmelerin düşüğe sebebiyet verdiği bilinir. Bu tür maddelerin kullanıldığı endüstri dallarında çalışan hanım işçilerde düşük oranı oldukça daha yüksektir. Halk içinde, düşük yapıcı ilâç olarak kullanılan maddelerin bu tür bileşikler ihtiva ettiği görülmüştür. Bu maddelerin niçin olduğu zehirlenmelerde, anne için yaşamsal çekince yaratmayan zehir miktarının, dölütün ölümüne ve plasentanın dölyatağı çeperinden kopmasına sebep olduğu tahmin edilmektedir.

Tüm bu nedenlere rağmen, düşüklerin ortalama olarak yüzde 80’inin sebebi belirsizdir. Bu tür düşükleri açıklamak adına, ceninin kendisinde bozukluk olduğu ileri sürülmüştür. Meydana getirilen araştırmalar esnasında, gebeliğin ilk üç ayında bulantı, baş dönmesi ve kusmadan şikâyetçi olan hanımlarda düşük oranının fazlaca azca olduğu görülmüştür. Buna ek olarak, bu hanımlarda erken doğum ve averajdan daha minik bebek dünyaya getirme olasılığı da oldukça düşüktür. Düşük başlangıcının iki emaresi vardır… Karnın alt bölümünde kramp ağrısına benzer ağrılar ve dölyolundan kan gelmesi. Bu iki belirtinin, ikisinin beraber oluşması koşul değildir ve bir çok kez kanama oldukça hafifçe olur. Bu yüzden en küçük bir kan izi dahi düşük tehlikesine işaret eder. Herhangi bir emare ortaya çıkar çıkmaz yapılacak ilk şey doktora haber verip sırt üstü yatmaktır. Tabip muhtemelen yatak istirahati, yatıştırıcı ilâçlar yada hormon tedavisi önerecektir.

Lâkin, bu tip önlemlerin pek de etkili olmadığı ve olacak bir düşüğü engellemenin mümkün olmadığı doktorlar tarafınca da kabul edilir. Bazı durumlarda ise, emareler ortaya çıktıkları şeklinde kendiliklerinden kaybolurlar. Ağrının ve kanamanın tüm önlemlere karşın artması, düşüğün kaçınılmaz bulunduğunun göstergesidir. Bazı hanımlarda belirtilerin artmasıyla beraber cenin ve plasenta vücuttan atılır ve emareler hızlıca kaybolur. Bu durum, düşüğün tamamlandığını gösterir ve yapılacak tek tedavi kısa süreli bir yatak istirahatidir. Vücuttan bazı parçaların atılmasına karşın kanama devam ediyorsa, bu, düşüğün tamamlanmadığını ve plasentanın bazı parçalarının dölyatağı içinde kalmış bulunduğunu işaret eder. Bu durumda yapılacak ilk şey oksitosin hormonu enjekte edilerek dölyatağının kasılmasını sağlamaktır. Eğer bu kasılmalar, kalan parçaları dışarı atamazsa kanama devam edecektir. Son deva olarak dölyatağı ağzı genişletilerek, operasyona uygun aletle kalan parçalar alınır. Düşükten sonrasında iyileşme hızlıdır. Bir çok süre bir kaç günlük süre yeterlidir.

Fakat, düşüğün hanımda yarattığı duygusal şokun geçmesi oldukça daha uzun sürer. Bazı bayanlar, düşükten kendilerini görevli tutup, cesaretlerini kaybederek, hiçbir süre anne olamayacakları korkusuna kapılırlar. Bu tür tehlikeleri önlemek için, bir çok kez en kısa zamanda tekrardan gebelik önerilir. Sıhhatli bir ikinci gebelik şansı oldukça yüksektir ve arka arkaya iki ya da üç düşük yapmış bayanlar dahi, lüzumlu tıbbi müdahalelerle sıhhatli bir bebek dünyaya getirebilirler.

Hamilelikte Düşük Çeşitleri
1- İsteyerek Meydana getirilen Düşükler: Mevzumuz dışındadır. Sadece yaşamsal bir zorunluluk olursa, doktor yardımıyla gebeliğe son verilmelidir. İsteyerek meydana getirilen düşüklerin en tehlikelisi, annenin kendisinin ve uzman olmayan kişilerin, ilkel yöntemlerle gebeliği sona erdirmek istemesidir. Ne yazık ki, bu durumlarda ya anne yaşamını kaybetmekte, ya da yaşam boyu sakat kalmaktadır.

2- Travmatik Düşükler: Şiddetli bir düşüş, oldukça kere gebeliği bozar. Anne sağlığı için ek olarak çekince arzeder.

3- Kendiliğinden Olan Düşükler: Esas üstünde durulması ihtiyaç duyulan düşük çeşitleri bu gruptadır. Dışarıdan hiçbir müdahale olmadan meydana gelen düşüklerin sebebi oldukça kere bulunamaz. Annenin zehirlenmesi, iç salgı bezlerindeki bozukluklar, yumurtadaki yapısal değişimler, çocuk ve annenin kan uyuşmazlıkları, annenin geçirmekte olduğu şiddetli enfeksiyonlar düşük sebepleri arasındadır. Bu durumlarda, nedene bakılırsa, doktor müdahalesi gereklidir. Kendiliğinden olan düşüklerde, frengi, tifo, tifüs ve toksoplasmosis geniş yer meblağ. Ağır zehirlenmelerden olan kurşun, karbondioksit, tütün ve benzin şeklinde maddelerle temasta bulunmak gene düşüklerin başlıca sebepleri olabilirler. Şeker hastalığı, nefrit, ilâç zehirlenmeleri, gebelik hormonu bozuklukları, ek olarak rahim içi hastalıkları ve rahim biçim bozuklukları gebeliğin devamına engel olan en mühim sebeplerdir.

Düşük emareleri görüldüğü durumlarda, acilen doktor müdahalesi gereklidir. Ya alman önlemlerle gebeliğin devamı sağlanır ya da tıbbî yöntemlerle gebeliğe son verilir.
Gebelik kurtarılınca, yeni bir tehlikeyi karşılamak için, anne korunmaya alınır. Düşük tehdidinin kalkması için alınacak tedbirlerin, doğacak bebeğe zarar vermeyeceği hususu anneye anlatılmalıdır. Mümkünse eski âdet tarihlerine rastlayan günlerde istirahat edilmeli ve sıcak banyolar yapılmamalıdır.

Eğer düşük olmuşsa, anne minimum dört ay hamile kalmamaya dikkat etmelidir. Zira rahmin yeni bir misafiri kabul etmesi için birazcık zamana ihtiyacı vardır. Düşük, hastane ve doktor kontrolü haricinde olmuşsa, cenin parçaları hekime gösterilmelidir. Zira rahim içinde kalan en küçük bir parça, aylarca kanamaya sebep olarak, annenin sağlığını tehlikeye
sokar.

Düşük riskini göz önünde bulundurup, hekim kontrollerini ve doktorunuzla olan irtibatınızı sıkı tutmanızı öneriyoruz. Sıhhatli evlatlar diliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir